Anestezi nedir

Kategori - Sağlık ( sağlık, cinsel sağlık, hastalıklar, sağlık haberleri kadın erkek sağlık )


Anestezi hekiminin doktorlarının görev alanları:
•Anestezi: Ağrı algılamasının geçici olarak ortadan kaldırılmasıdır.
•Reanimasyon: Yeniden canlandırma demektir. Acil müdahale ile yoğun bakım hizmetlerini kapsamaktadır.
•Medikal tedavilerle herhangi bir sonuç alınmamış kronik ağrıların tedavisi. (Algoloji).

anestezi

Ameliyat olacağım ne yapmalıyım ?
Ameliyat öncesi hasta ve anestezi hekimi arasındaki tam ve doğru bilgilere dayalı bir görüşme mutlaka sağlanmalıdır. Bu görüşme günler öncesinden yapılmalı böylelikle hastanın ameliyata motivasyonu sağlanmalı ve gerekli tetkikler için yeterli süre verilmelidir.
Bu görüşme niçin bu kadar önemlidir?
Ameliyata alınacak hastanın operasyon öncesi muayenesinde 3 temel amaç vardır.
1.Hastanın fiziksel ve mental durumunun saptanması, aldığı tedaviler ve hastanın ek bir hastalığı olup olmadığı buna göre istenecek labaratuar testleri ve konsültasyona karar vermek.
2.Hastaya uygulanacak anestezi yöntemini, ameliyat sırasındaki tedavi yaklaşımını ve ameliyat sonrası ağrıyı ortadan kaldırmak için uygulanacak yöntemi anlatarak hastayı bu konularda bilgilendirmek ve eğitmektir.

3.Hastanın rızasının alınması. TCK yapılan yeni düzenlemeler neticesinde hastaya uygulanacak her türlü girişim ve tıbbi tedavi hastanın rızasıyla yapılabilmektedir. Bu amaçla hastanemizde ameliyata girecek hastalar için bir form oluşturulmuştur. Bu formda operasyon sırasında ve anestezinin farklı aşamalarında hastaların karşılaşacağı tüm riskler dökümante edilmiştir ve hastaların bunu imzalaması gerekmektedir.
Ameliyat olacak hastanın ameliyat öncesinde dikkat etmesi gerekli hususlar nelerdir?
Öncelikle ameliyat öncesi 6 saat içerinde kesinlikle herhangi bir şey yiyip içilmemelidir. Ancak anestezi hekiminin onayı ile ameliyattan evvel 2 saat öncesine kadar berrak sıvılar içmenize izin verilebilir. Ameliyat kararı verildikten sonra hasta sigara kullanıyorsa mutlaka bırakması gerekmektedir. Kullanılan ilaç varsa, bunların kullanılmaya devam edilmesi ancak anestezi hekiminin ve cerrahın ortak kararıyla mümkündür. Bu nedenle mutlaka doktorlarına danışmaları gerekmektedir. Ayrıca ameliyat öncesi hasta banyo yapmalı eğer hastane dışından geliyorsa bol ve rahat giysiler giymelidir. Diş protezi, kontak lens ve takılar ameliyathane gelmeden mutlaka çıkarılmalıdır.
Anestezinin çeşitleri var mıdır? Nelerdir?
Anestezi hastalara değişik yöntemlerle uygulanmaktadır. Bunlar
1.Genel Anestezi
2.Bölgesel Anestezi
3.Lokal Anestezi
Genel anestezi ne demektir?
Genel anestezi, geçici bilinç kaybı ile birlikte duyu fonksiyonlarının ortadan kalkmasıdır. Bazı ülkeler ve halk arasında narkoz olarak da tanınmaktadır. Genel Anestezi sırasında uyku, bilinç kaybı, ağrı yokluğu, hareket yokluğu oluşmaktadır. Genelde ilacın damar içine enjeksiyonu ile anesteziye başlanır, bilinç kaybını takiben kaslar kas gevşetici ilaç ile felç haline sokulur. Ameliyat sırasında hastanın solunumu kontrol altında tutulur ve anestezinin devamı için anestezik gazlar kullanılır. Bu nedenle hastanın soluk borusuna “Endotrakeal Tüp” denilen bir tüp yerleştirilip bunun aracılığıyla hasta anestezi makinesine bağlanır.
Genel anestezi bağlı yan etkiler nelerdir?
•Mide bulantısı ve kusma
•Boğaz ağrısı
•Düşük kan basıncı
•Ameliyat sonrası solunum desteği gereksinimi
•Anormal kalp ritmi
•Yüksek tansiyon
•Uzun dönem oryantasyon bozukluğu ve şuur bulanıklığıdır.

Ayrıca baş ağrısı, kas ağrıları ve genel yorgunluk hissi de büyük oranda görülebilmektedir.
Genel anestezinin komplikasyonları nelerdir ?
•Boğaz ağrısı
•Ses kısıklığı
•Ağız ve diş hasarı
•Akciğer enfeksiyonları
•Atelektazi
•Aspirasyon pnömonisi
•Kalp atım bozuklukları
•Ani kalp durması gibi komplikasyonlar görülebilmektedir
Uzman kişilerce ve gerekli teknik donanım sağlandığında bu komplikasyonlar son derece nadir görülmektedir.
Bölgesel anestezi ve lokal anestezi ne anlama geliyor?
Bölgesel Anestezi: Vücudun bir parçasının duyusunun ortadan kaldırılmasıdır. Bilinç kaybı olmadığı için hasta kendindedir. Anestezi makinasına da bağlanmasına gerek kalmamaktadır. Çeşitli yöntemlerle uygulanır. Bunlar periferik sinir blokları, spinal anestezi, epidural anestezi ve kaudal blok şeklindedir. Ayrıca sadece kol bölgesini ilgilendiren küçük ortopedik girişimlerde özel yöntemler damar içine lokal anestezik madde verilerek uygulanan RİVA (rejyonel intravenöz anestezi) da bölgesel anestezi teknikleri arasındadır.
Periferik sinir bloklarında; sadece ameliyat edilecek bölgenin duyu hissini sağlayan sinirler lokal anesteziklerle bloke edilmektedir.
Epidural veya spinal anestezide omurilikten çıkan sinirler lokal anestezik ilaçlarla bloke edilerek ameliyat olucak bölgedeki ağrı duyusu kaldırılabilir.
Lokal Anestezi: Sadece vücudun küçük bir bölümünün ağrı duyusunu ortadan kaldırır. Örneğin cilt kesisi olduğunda dikiş atmak için yararlanılabilir.
Bölgesel anestezinin komplikasyonları nelerdir?
•Sırt ağrısı
•Baş ağrısı
•İdrar yapamama
•geçici nörolojik semptomlar
•Ani kalp durması
•Menenjit
•Spinal yada epidural apse gibi komplikasyonlardır.

Fakat bunlar ehil ellerde ve donanımlı merkezlerde yapıldığında çok nadiren görülmektedir. Halk arasında belden uyuşturma olarak bilinen bu anestezi yönteminde felç olabileceği düşüncesi vardır. Bu ancak yöntem kurallara uyulmadan yanlış olarak uygulandığında veya vucutta kanamaya eğilim oluşturacak bir hastalık veya ilaç kullanımı söz konusu ise mümkündür. Özellikle gebe kadınlarda sezeryan ve agrısız doğum için kullanılan epidural ve spinal anestezi anne ve bebek açısından en uygun anestezi yöntemidir.

Bölgesel anestezi her hastaya uygulanabilir mi?
Öncelikle ameliyat yönteminin bu tür bir anesteziye uygun olması ve hastanın böyle bir yöntemle ameliyat olmayı kabul etmesi gerekmektedir. İşlem yapılacak bölgede iltahabi bir durum, şiddetli kalp kapak hastalarında, kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda, hemofili gibi kanama bozukluğu olan hastalarda, önemli miktarda kan kaybetmiş hastalarda bu yöntem uygulanamamaktadır.

Ameliyathanede hastaların karşılaşacağı işlemler nelerdir?
Hasta ameliyat masasına alınmadan evvel elin üstünden ya da koldan damar yolu açılarak bazı ilaçlar ve serumlar verilmeye başlanır. Daha sonra operasyon salonuna alınan hastalar ameliyat boyunca hastanın yaşamsal fonksiyonlarını takip etmek için kullanılan cihazlara bağlanır. Ve daha sonra anestezi işlemi uygulanır. Anestezi hekiminin görevi burda bitmemektedir. Ameliyat sırasında aniden ortaya çıkacak tüm sorunlara müdahale etmek için anestezi hekimi siz uyanıncaya kadar sürekli yanınızdadır. Anestezi hekiminin işi hastayı uyutup uyandırmak değildir, ameliyat insan vücudu için majör bir travmadır ve vücut bu travmaya karşı savunma mekanizmalarını harekete geçirir ve travmadan kurtulmaya çalışır, anestezi hekimi bu travmaya oluşan yanıtı azaltarak vücutta bir denge kurar ve ameliyat sonrası dönemde ağrıyı kontrol altına alarak bu dengeyi hasta lehine korur.
Ameliyat sonrası ne gibi işlemler uygulanır?
Ameliyat bitiminden hemen sonra hasta ayılma odasına alınır. Bu dönemde yanınızda yaşamsal fonksiyonlarınızı yakından takip eden bir hemşire bulunur. Burada da ortaya çıkabilecek tüm olumsuz koşulları düzelten anestezi hekiminizdir. Tüm yaşamsal fonksiyonlarınızın normal olduğu sonucuna varıldıktan sonra odanıza alınırsınız.
Bundan sonra dikkat edilmesi gereken noktalar var mı?
Elbette. Anestezi alımından itibaren ilk 24 saatte
•Alkol almamaya
•Reçete edilmemiş ilaçlar içmemeye
•Araç ve tehlikeli makineleri kullanmamaya dikkat edilmelidir.



Anestezi doktoru, operatör gibi bir uzman mıdır ?
Evet. ikisi de tıp fakültelerinden mezun olmuş ve ihtisaslarını yap­mış kimselerdir.

Ameliyatlarda anestezi yapanların doktor olmaları gerekli midir ?
İmkânlar oranınca evet. Anestezi uzmanı olan bir doktorun ameliyatta anestezi yapması tercih edilir. Anestezi günümüzde çok iler­lemiş olan bir ihtisastır ve bir anestezi uzmanının ameliyatta ha­zır bulunması ameliyatın başarılı olması için çok önemli bir ko­runma tedbiridir.

Bir anestezi uzmanının uzmanlık eğitimi neleri ihtiva eder ?
Bir doktorun bir anestezi uzmanı olabilmesi için asistanlık devre­sinden sonra resmî bir hastanede anestezi konusunda dört yıl bu branşta çalıştıktan sonra anestezi uzmanlık imtihanına girmesi ve başarı ile geçmesi gerekmektedir.

Doktor olmayan anestezistler hâlâ çalıştırılmakta mıdır ?
Evet. Bunun nedeni de hastanelerde yeterli sayıda uzman anestezist doktorların bulunmayışıdır.

Anestezist için neden ayrıca ücret ödenmektedir:
Çünkü o da ihtisas yapmış bir doktordur. Onun ameliyattan önce yapılan konsültasyonda ileri sürdüğü görüşler, anesteziyi kullanması ve anesteziden sonra hasta ile ilgilenmesi, ameliyatın başa­rısında büyük rol oynar. Ameliyat sonrası hastanın iyileşmesinde de yardımcı olur.

Çocuk doğumunda anestezist görevlendirilmesi yararlı mıdır ?
Evet. Onların bu durumlarda görevlendirilmesi doğumlarda ölüm­leri ve çocuğa ait komplikasyonları büyük ölçüde azaltabilmekte­dir.

Doğum hallerinde çok acı çekilmesi gerekli midir ?
Hayır. Modern anestezi metotlarıyla ancak doğum hallerinin ba­şında çekilen hafif sancılar gereklidir. Bundan sonra gelecek san­cılar ve çocuğun doğumu anneye hiçbir zarar getirmeden anestezi yoluyla önlenebilinir.

Çocuk sezaryen usulüyle dünyaya getirilecekse anestezi lüzumlu mu­dur ?
Evet. Sezaryen bir ameliyattır ve öteki bütün ameliyatlar gibi anes­teziyi gerektirir.

Ameliyat öncesi «değerlendirmeye ilâç kullanma kararı» ne demek­tir ?
Anestezist hastanın geçmiş hayat durumunu ve ne gibi hastalıklar geçirmiş olduğunu gözden geçirir ve ne cins anestezi kullanacağını elde ettiği bilgilere göre kararlaştırır. Eğer anestezi uzmanı hasta­nın anesteziden ve ameliyattan sağlam çıkamayacağı kanaatine varırsa ameliyatın tehir edilmesini tavsiye eder. Anesteziden önce hastaya hastane odasında uyuşturucu ve yatıştırıcı ilâçlar verilir. Bu şekilde hasta, anestezi uygulanmasına alırlık derecesi artmış olur.

Anestezi indüksiyonunun anlamı nedir ?
Bunlar anestezinin başlangıç usulleridir. Bugün anestezi hiç heye­cana veya korkuya kapılmadan yapılır. Önceden hastaya verilen ilâçlar ve damara yapılan enjeksiyonlarla hastanın uykuya dalma­sının teminiyle anestezi hiçbir acı vermeden rahatça yapılabilme­lidir.

En genel tip anesteziler hangileridir ?
a. Bugün en çok kullanılan anestezi sistemi solunum yoluyla ya­pılan anestezidir. Bununla beraber bugünkü anestezi uzmanlarının büyük çoğunluğu dengeli anestezi sistemi diye adlandırdık, lan bir sistemi kullanmaya başlamışlardır. Bu sistemde hasta­nın uyutulması için birçok değişik usullere başvurulmaktadır. Hastayı uyutmak için «penthotal» veya benzeri «İnnovar» ilâç­lar damardan enjekte edilmektedir. Bundan sonra acıları önle­mek için hastaya «diazot monoksit» (güldürücü gaz) ve oksi­jen verilmektedir. En sonunda, operatör teknik işlemlerine başla­yabilmesi için adaleleri gevşetecek .ilâçları, damar yoluyla en­jekte edilir. Ameliyat devam ederken de, gerektiği miktarda yu­karıdaki ilâçlardan verilmesi sürdürülür. Bazı hallerde «diazot monoksit» e eter ilâve edilir. Başka durumlarda «diazot monok­sit» yerine «Fluothane» kullanılabilinir. Eter, günümüzde artık fazla kullanılmamakla beraber, yine de çok kıymetli anestezik bir ilâç olarak uygulanmaktadır. Kulla­nıldığı zamanlar kana ciğerlerin yolu ile çekilmektedir. Oradan beyine giden eter, bir şuursuzluk hali meydana getirmektedir. Eter «açık damla» usulüyle veya özel makinelerle kullanılabilir. Bazı vakalarda ağızdan soluk borusunun üst kısmına solunum borusuna bir tüp yerleştirilmesi de gerekli olabilir. Bu yol anes­tezinin kontrolünü kolaylaştırır ve anestezinin tam olması için bir^ garanti teşkil eder. Ancak eterin patlama özelliği olduğun­dan, bu gibi patlamalara karşı emniyet tedbirlerinin önceden alınması gereklidir. , Fluothane (halothane), yanma ve patlama hassaları olmayan bir gazdır, son yıllarda büyük ölçüde kullanılmaya başlanmış­tır. Solukla, içeriye çekilen anesteziler arasında en güçlü anestezi maddesi olarak kabul edilen bu gazın en büyük mahzuru bazı hastaların karaciğerlerine zararlı olabilmesidir. Son yıllara kadar çok az kullanılmış olan başka bir solukla içe­riye alman anestezi gazı, «siklopropan» dır. Bu gaz her zaman fazla miktarda oksijen ile birlikte birçok vakalarda da daha uzun bir anestezi temini için başka ilâçlarla birlikte kullanılmakta­dır. Bu gazın da tek mahzurlu yanı patlayıcı olmasıdır.

b. Bele, omurilik sıvısına iğne ile yapılan anestezi. Bu tip anestezi genellikle belden aşağısında yapılacak bir ameliyatta kullanıl­maktadır. Omurga kemiği kanalına «Novocaine» veya buna ben­zer bir ilâç enjekte edilerek yapılır. Bu tür anestezi yalnız ameli­yat edilecek kısmı uyuşturur ve ameliyat olan hasta uyanık ka­lır. Günümüzde omurga kemiğine yapılan anestezi, çoğunlukla başka damara yapılan enjeksiyonla birlikte yapılır ve bunlar sayesinde hasta ameliyat sırasında hafif bir uykuya dalar,

c. Epidural ve caudal (kuyruk sokumu) anestezi. Bu tip anestezi­ler omurilik anestezisinin benzeridirler ve vücudun muhtelif kı­sımlarını uyuştururlar. Bu tür anestezilerin omurilik anestezi­sinden farkları omurga kanalının içine değil de dışına yapılma­larıdır.

d. Lokal veya bölgesel anestezi. Lokal anestezide çoğunlukla «Novolaine» kullanılır ve bu anestezi türü vücudun muhtelif yerle­rine tesir eden sinirlere enjeksiyon yoluyle yapılır. Bu usul anes­tezinin tesir süresi kısa olduğundan bu karakteristiği önlemek için daha uzun bir sancı giderme süresi verebilecek başka sis­temler geliştirilmiştir. Bunlar «Xylocaine», «Carbocaine» ve «Nesacaine»dir. Ancak bu ilâçlarla anestezi süresini uzatmak mümkündür. Bunların bazılarının toksik tesirler yaptıklarından kullanmalarda çok ihtiyatlı olunması gerekmektedir. Lokal ve­ya bölgesel anestezilerin tesir süresini uzatabilmek için çok kez enjeksiyondan önce anestezi karışımına az bir miktar adrenalin ilâve etme usulü kullanılmaktadır. Adrenalin kan damarlarının büzülmesine yol açtığından kanda absorbe olan anesteziyi azalt­makla ameliyat yapılacak yerden uzaklaşmasını önlemektedir.

e. Damardan yapılan anestezi. Damara enjekte edilen ve baygın­lık veren birçok ilâç mevcuttur. Bu yolda kullanılan ilâçlar ço­ğunlukla «Penthothal»dır. Bunların fonksiyonları hastayı uyutmak (narkoz)tır.,Sancıyı önleyecek nitelikleri olmadığı için bun­lar ameliyattaki anestezide tek başına kullanılmazlar. Bu sebeple bunlar asıl anesteziye yardımcı olarak kullanılırlar ve hasta uyutulduktan sonra anestezik durumun devamının temini için diazot monoksit «Fluothane» gibi ilâçların kullanılması gerek­mektedir. Bazı vakalarda «Siklopropan» da kullanılabilir. Bu gi­bi anestezilerde anestezist, damardan verilen ilâçları daima azar azar vermeye dikkat eder. Çünkü bunlar nefes alma gibi bazı hayatî fonksiyonları, zorlayarak zayıflatabilir.

f. Mevizî anestezi. Bu tür anestezi ağız, burun, göz gibi organlarda kullanılır. Bu anestezi bir pamuklu aplikatör veya sprey kullan­makla yapılır. Başka kullanılan bir usul de, gereken yere göz damlalığı ile ilâcın damlatılmasıdır. Mevzii anestezide kullanılan ilâçlar genellikle kokain ve pontokain’dir. Bunların da devam süresi kullanılan solüsyona biraz adrenalin katılmasıyla elde edilebilir.

Anestezi verilirken hangi gazlar kullanılır ?
Diazot monoksit, siklopropan halothane veya etilen.

Gazların rahatsız edici kokuları var mıdır ?
Hayır.

Ameliyata başlanmadan önce hasta muhakkak surette uykuya dalmış olacak mıdır ?
Evet. Anestezi tam etkisini göstermeden ameliyata başlanılmaz.

Bir hastanın kendi anestezisini seçmesi doğru bir hareket midir ?
Hayır. Yapılacak ameliyata göre operatör ve anestezist hangi anes­tezinin kullanılmasının gerekli olduğunu çok daha iyi kestirecek durumdadırlar.

Ameliyat olmakta olan hastalar anestezinin tesiri altındayken önemli sırları istemeseler de açıklayabilirler mi ?
Hayır. Bu çok yaygın, fakat tamamen asılsız bir inançtır.

Ameliyat tamamlanmadan anestezinin tesiri geçtiği vaki olmuşmudur ?
Hayır. Anestezist her zaman anestezinin ilâve gerektiğini bilir ve gerek duyunca ameliyat sırasında anesteziyi artırır.

Ameliyat tamamlandıktan sonra anestezi tesirinin bitmesi ne kadar sürer ?
Bu büyük ölçüde verilmiş olan anestezinin miktarına ve cinsine bağlıdır. Omuriliğe yapılan anesteziler genellikle ameliyatın biti­minden bir ilâ üç saat arasında tesirini kaybeder. Genel anestezi ameliyat bitiminden birkaç dakika sonra tesirini kaybedebilir; fa­kat bazı zamanlarda bu birkaç saat da sürebilir.

En emniyetli anestezi türü hangisidir ?
Günümüzde uzman anestezistlerin yapacağı her tür anestezi em­niyetlidir. Anestezide kazaların sayısı o kadar azdır ki, bugün ame­liyatlarda ancak çok küçük bir problem olarak kabul edilmekte­dir.

Bir tip anestezi ötekinden daha emniyetli olarak kabul edilebilir mi ?
Bunun için kesin bir şart yoktur. Kullanılacak anestezi, yapılacak ameliyata, ameliyatı yapacak doktora Ve ameliyat olacak hastaya, vs. bağlıdır. Hastanın ameliyatında yapılacak anesteziyi seçmesini anesteziste bırakması her zaman tavsiye olunur.

Anesteziden komplikasyonlar en iyi hangi, şekilde önlenebilir ?
Bütün ameliyat boyunca hastanın gerektiği miktarda oksijen alması teinin edilmesi ve hastanın akciğerlerine dışarıdan gereken ha­vanın girmesini garanti etmekle. Bu ölçüler ameliyat boyunca uz­man doktor-anestezistler tarafından kontrol edilip gerekenler ya­pılır.

Bir anestezinin uzaması ne dereceye kadar emniyetlidir ?
Gerekli miktarda hastaya oksijen verildiği müddetçe, anestezinin bazen on veya on iki saate kadar uzamasında hiçbir tehlike yoktur. Günümüzde her alanda yapılan yeni tür operasyonlarda hastaların saatlerce anestezi altında kalmaları gerekmektedir.

Soluk borusu içinde (endotrachea) anestezi ne demektir ?
Bu tür anestezide ağızdan veya burundan bir tüp doğrudan doğruya soluk borusu içerisine yerleştirilmekte ve anestezi solunum yoluyla verilmektedir. Bu, solunum anestezisinde en emniyetli sistemdir. Çünkü bu metotla nefes alma en etkili şekilde kontrol al­tında tutulabilmektedir.

Omuriliğe yapılan anestezilerden sonra genellikle baş ağrıları meyda­na gelir mi ?
Omurilikten anestezi olan hastaların yaklaşık yirmi kişiden birin­de anestezi sonrası baş ağrıları meydana gelmektedir. Bunlara şim­di bazı önleyici tedbirlerle engel olunmaktadır.

Omurilik anestezisinden sonra meydana gelen baş ağrılarının devam süresi ne kadardır ?
Bunlar ortalama iki veya üç gün sürer.

Omurilik anestezisinden sonra gelen baş ağrıları nasıl tedavi edilir ?
a. Çok miktarda su alınmalı. Günde sekiz on bardak kadar.
b. Aspirin gibi ağrı kesen ilâçlar alınmalı.
c. Omurga kanalında su miktarını artırmak için gereken enjeksi­yonlar yapılmalı.

Büyüklerde olduğu gibi bebeklere ve çocuklara da anestezi verilir mi ?
Evet. Çocuklar ve bebeklerin anesteziye tahammülleri çok iyidir.

Ameliyat esnasında hastanın genel durumundan anestezist mi sorum­ludur ?
Evet. Ameliyat süresince anestezist yalnız nefes almasını değil, nabzını, kalbin çalışmasını ve tansiyonunu kontrol altında tutar.

Aşağıda ameliyatlar için genellikle kullanılan anestezilerin listesi bulunmaktadır.
Beyin => Genel veya bazen lokal, damardan yapılan enjeksiyonlarla. Bazı hal­lerde bunlar yapılmamaktadır.

Göz => Genel, mevziî veya sinirleri tıka­ma yoluyla yapılan anestezi.

Kemik => Genel, omurilik veya kısmen sinir­leri tıkama yoluyla yapılan anes­tezi.

Ağız => Lokal veya kısmen sinirleri tıka­ma yoluyla.

Bademcik => Çocuklarda genel. Büyüklerde lo­kal veya genel.

Tiroid => Genel. Çok kez solunum borusuna yerleştirilen tüp yoluyla. Az vaka­larda kısmen veya lokal.

Göğüs => Genel anestezi. Çok az vakalarda lokal anestezi kullanılabilir.

Kalp ve akciğerler => Soluk borusundan yerleştirilen tüp yoluyla genel.

Karma ait organlar => Hastanın rahatsızlığının özelliğine göre genel veya omurilik anestezi­si. Omurilik anestezisine başvurul­duğu zamanlarda genellikle hasta­nın anesteziden önce uyutulması için damardan verilen uyutucu ilâçlar kullanılır.

Böbrekler, mesane ve prostat => Genel veya omurilik anestezisi.

Rektum, anus (makat) ye tenasül organları => Genel, omurilik veya kuyruk kesi­minden yapılan (caudal) anestezi. Çok kez önceden uyutmak için da­mardan enjeksiyonlar gerekli olabilir.

Üst uçlar => Genel, lokal veya bölgesel sinir tıkayıcı anesteziler.

Alt uçlar => Genel, omurilik, lokal veya kısmî anestezi.

Anestezist operatöre çok kez gereken öğütleri verir ve anestezi al­tında olan hastanın durumu hakkında gerekli bilgileri ulaştırır.

Bir hasta, önceki bir ameliyatta anesteziye karşı olumsuz bir tepki gös­termişse bu her anestezide olumsuz tepki göstereceğine delâlet eder mi ?
Hayır. Son yıllarda anestezi dalında o kadar büyük ilerlemeler kay­dedilmiştir ki bu gibi tekerrürlerin meydana gelmesine imkân yoktur.

Hasta daha önceki bir anestezide olumsuz tepkiler göstermiş olduğu­nu anestezist’e bildirmeli mi ?
Evet. Anestezi doktoruna bundan önceki bir ameliyatta veya anestezide göstermiş olduğu olumsuz tepkiler hakkında geniş bilgi ver­mesi her zaman faydalıdır.

Ameliyattan önce yemek yediğini hasta anesteziste bildirmeli midir ?
Evet. Hastanın anesteziye boş, midede gelmesi çok önemlidir. Eğer hasta ameliyattan önce yemek yemişle bunu anesteziste bildirmesi şarttır.




Yorumlar

Bu yazıya Hiç Yorum Eklenmemiş
İlk yorum ekleyen siz olmak istermisiniz?


Benzer Yazılar

Beslenme nedir
Dengeli beslenme nedir önemi
Kuş gribi nedir
Atelektazi nedir
Akupunktur nedir
Alerji nedir
Anestezi nedir
Apandisit nedir

Rastgele Yazılar

Yoğurtlu çorba
Boğaz ağrısı tedavisi
Börülce
Kral otu
Gül hatmi
Dang hastalığı
Kestane ve faydaları
Alerji nedir
Zayıflama Sağlıklı diyet yaparak zayıflayın.